Go back

Tarifler

Kıbrıs yemekleriyle tanışmaya hazır mısınız?

Go back

Tarifler

Kıbrıs yemekleriyle tanışmaya hazır mısınız?

02 Eki 2017 – Siemens Home Türkiye

Tarih boyunca öyle çok devlet, medeniyet, hükümdarlık gelip geçmiş ki Kıbrıs’tan…

Akdeniz’de sığınılacak bir liman, stratejik bir idare noktası, eski çağlarda gemilerin açık denizde geliş gidişlerini kolaylaştıracak bir merkez olması nedeniyle iktidardan iktidara el değştirmiş bir ada… Adanın geçmişi M.Ö. 10000 yılına kadar takip edilebiliyor. İlk insan yerleşimlerinin ortaya çıkışı, Suriye, Lübnan, Filistin üzerinden adaya gelip yerleşen Mezopotamyalılar, M.Ö. 7000’lerde Anadolu’dan gelenler, M.Ö. 1500 – 1450 yıllarındaki Mısır egemenliği, ardından Hitit hakimiyeti, Fenikeliler, Asurlular, Antik Yunanlar, Roma İmparatorluğu’nun adayı el geçirişi sonra Bizans’ın bir ili oluşu, adayı Arapların ele geçirişi, tekrar Bizans’a dönüşü, Üçüncü Haçlı Seferi döneminde adanın Tapınak Şövalyeleri’ne satılması, Kudüs kralı Guy de Lusignan’ın Kıbrıs’ın kralı olması ve 300 yıl hükmedecek Lüzinyan Hanedanlığı’nın kurulması... 14. yüzyılda Cenevizli tüccarların, arkasından Memlûklerin sonra da Venediklilerin adaya hakim olmaları...

Kıbrıs’ta Osmanlı izleri

Derken 1571’de Osmanlı İmparatorluğu’nun adayı ele geçirmesi ve Türkiye anakarasından envai çeşit meslekten insanı beraberinde adaya getirip yerleştirmesi… 93 Harbi’nde yenilen Osmanlı’nın 92 bin 799 sterlin karşılığında Kıbrıs’ın İngilizlere satılması ve Birleşik Krallık toprağı olmasıyla Kıbrıs Şilini’nin para birimi, yıllar boyunca İngiliz milli marşının Türkçe sözlerle adanın okullarında, devlet dairelerinde “Tanrı Kraliçe’yi korusun” diye okunması...
Hareketin hiç eksik olmadığı Kıbrıs bu kadar el değiştirmesine, politik ve ekonomik bu kadar karışıklığa rağmen yemesinden içmesinden hiç vazgeçmemiş hatta kendisine göre bir gusto bile geliştirmiştir. Arap, İtalyan, Fransız, Yunan, İngilizler aracığıyla Hint, Anadolu halkları ve Türk mutfaklarının izlerine, tatlarına rastlanan bir mutfaktır Kıbrıs mutfağı. Bu mutfak etler, sebzeler, tatlılar, tuzlular, hamur işleri, turşular ve hatta adalı olmanın alametifarikası sayılan yabani otlarla yapılan türlü çeşitli yemeklerle doludur. Haydi bu yemeklerden bahsedelim biraz.

Zeytin ve zeytinyağı vazgeçilmez

Öncelikle zeytin ve zeytinyağının Kıbrıs mutfağının en önemli malzemelerinden, hatta vazgeçilmezlerinden biri olduğunu söylemeliyiz ki hakkını yemiş olmayalım. Zeytin deyince de akla hemen Kıbrıs’ın yeşil kırık zeytini çakısdez gelir. Taş kırma zeytinlerle yapılır. Ağacından toplanan zeytin bilirsiniz zehir gibi acı olur. Kırılan zeytin, acısını çıkarmak için suyu değiştirile değiştirile tuzlu salamurada bekletilir. En sonunda kara suyu akar ve Kıbrıs tabiriyle “tatlılanır”; sonra da son bir hem suyu hem de dilimiyle limonlu, az tuzlu suda bırakılır. Hazırlanacağı zaman zeytinler suyuyla beraber bir kaba alınır. Bir havanda kişniş tohumları yani gollandro tohumları dövülür, zeytinlerin üzerine eklenir. Ayrı bir yerde çok ezmeden sarımsak dövülür, o da eklenir. İsteyen buna biraz daha limon suyu ve biraz zeytinyağı da ekleyebilir. Yanında taze ya da kızarmış yani gabira ekmekle, canınız çekerse Kıbrıs’a has çörekle yenir; tadına doyulmaz.

Lezzetli çörekler

Çörek demişken hadi çörekten bahsedelim. Çörek Kıbrıs’ta ekmek gibi yenen, damla sakızlı yani mezdekili, anasonlu, mahlepli, çörek otlu yani garacoccolu, susamlı bir hamur işidir. Görünüşü kendiliğinden dilim dilimdir ki zaten bıçağa gerek kalmadan elinizle kolayca dilimlerine ayırabilirsiniz. Kahvaltıda, yemekte, çayın yanında, hellimle (Kıbrıs’ta asla hellim peyniri denmez), macunla yani reçelle yenir.

Zeytinli ekmek “bitta”

Zeytin ve hellimle yapılan hamur işlerinin en sevilenleri arasında İtalyanların zeytinli ekmeğine benzer bidda veya bittayı sayabiliriz. Zeytinli bitta ve hellimli bitta da enfes lezzetlerdir. Zeytinlisi siyah zeytinle yapılır. Mayalı hamur tutarak veya fırından alınacak birkaç ekmek hamuruyla siz de yapabilirsiniz. Ne kadar çok olmasını isterseniz fırından o kadar hamur alabilirsiniz. Ölçüleri, her ne kadar net ölçeklerle verilebilse de, hep göz kararı uygulanabilir. Mayalanıp kabaran hamura bol bol siyah zeytin, olabildiğince çok kuru soğan, yine bol miktarda ufalanmış kuru nane ve yeterli miktarda zeytinyağı konur ve hamur iyice yoğrulur. Yerken kolaylık olması için zeytinlerin çekirdeği çıkarılabilir. Yoğrulduktan sonra derin bir fırın tepsisine konarak üzerine susam serpilir ve sıcak bir yerde yeniden yarım saat kadar mayalanmaya bırakılır. Mayalanırken kabarıp taşabileceği için tepsinin yeterince derin olması ya da mayalanmanın düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir. Tekrar kabaran zeytinli bitta 180 derecelik fırında üzeri kızarana kadar pişirilir. İçinin pişip pişmediği klasik kürdan batırma yöntemiyle kontrol edilebilir. Piştikten sonra fırından çıkarıp soğumaya bırakılmalı ve çok gecikmeden kare kare kesilerek tepsiden çıkarılmalıdır ki hamurlaşmasın.

Hellimlisi de var

Hellimli bitta da buna benzer ama sadece ismen ve cismen. İçinde hellim, mahlep, yumurta ve tereyağı olur. Eskilerin sade yağla da yaptıkları hellimli bitta yine aynı hamurla yapılır. Hamur miktarına göre 1 veya 2 yumurta kırılabilir. Yağ olarak zeytinyağı veya başka sıvıyağlar da tercih edilebilir. Mayalanma ve kabarma sonrasında üzerine susam ve çörek otu serpilerek pişirilir.
Kıbrıs’ta akşam yemeklerinde, ana yemekten önce mezeler, İtalyancasıyla antipastiler yenir. Bol kimyonlu, sarımsaklı ve limonlu, zeytinyağından başka yağ kullanılmayan humus (Kıbrıslılar hummus derler), kuru naneli, sarımsaklı, sirke ve zeytin yağıyla yenen kuru bakla salatası, aynı malzemelerle hazırlanan tercihe göre sirke veya limonla yenen taze bakla salatası, limon ve zeytinyağıyla yenen, pazı dalları ve lokma lokma doğranmış sakız kabağıyla haşlanmış taze veya kuru börülce salatası (piyazı), gappar (kapari) turşusu, Türkiye’de kaz ayağı diye bilinen ve aslında doğada kendiliğinden yetişen bir diken olan mangallo turşusu, kabak çiçeği dolması... Saymakla sonu gelmeyecek kadar bol çeşitli meze vardır Kıbrıs mutfağında ki akla gelmeyen ya da sayamadıklarımız için özür dileriz.

Ada otları pek leziz

Arap saçı, rakı otu veya rezeneye Kıbrıs’ta maraha denir ve etli yemeği yapılır. Kuşkonmazın adıysa ayrellidir ve yabani olarak toplanır. Bahar geldiğinde filizlenen kuşkonmazların filiz uçları toplanarak yağda kavrulur ve yumurtalı olarak ya da omleti yapılarak yenir, son derece lezzetlidir. Bir de mulihiya veya söyleyişe göre molehiyadan söz etmemiz gerekir. Kıbrıs mutfağının en lezzetli yemeklerinden biri işte bu otla yapılır. Mulihiya pazarlarda demet demet tazesi satılan ve görünüşü naneye benzeyen bir ottur. Taze olarak alınırsa kurutularak ya da doğrudan kurusu alınarak yemeği yapılabilir. Geleneksel olarak kemikli kuzu etiyle, soğan, sarımsak ve salçayla genellikle düdüklü tencerede pişirilir. Pirinç pilavı ve acı/tatlı yeşil biberle birlikte servis edilir.

Göleviz ya da “kolokas” ile tanışın

Antalya civarında veya Türkiye’nin güney kıyılarında gölevez veya göleviz olarak bilinen kolokas aslen patatese benzer bir yumru köktür. Kış aylarında patates gibi fırında veya tencerede kıymalı, etli yemeği yapılır. Görünüşü patatesi andırmasına rağmen tadı çok farklıdır. Tatlımsı bir lezzeti vardır ve damağı alışık olmayanlara biraz “ilginç” gelebilir. Bol limonlu taze kişniş salatasıyla birlikte yendiğinde lezzeti zirveye çıkar. Kolokasın tazesineyse bullez denir ve patates gibi kızartması yapılır. Kıbrıs’a özgü, ince kabuklu Kıbrıs patatesinin kızartması her ne kadar rakipsiz bir lezzetse de bullez kızartmasının tadına bir kere bakanın canının bir daha patates kızartması çekmeyeceğini söyleyecek kadar ileri gidebiliriz. Bu arada belirtelim, kolokas ve bullez asla yıkanmamalıdır. Soyulduktan sonra temiz ve ıslak bir bezle silerek temizlenmelidir, aksi halde bamyanınki gibi bir salgı çıkarır.

Tarhana Kıbrıs’ta da vazgeçilmez

Kıbrıs tarhanasıysa Türkiye’de en çok Malatya tarhanasına benzer. Akşamdan suya konularak ve istenirse küçük tavuk eti parçalarıyla pişirilir ve servis edilirken kruton gibi kesilmiş ve kızartılmış hellimle sunulur. Arzu eden elbette hellimin yanında kruton da ikram edebilir.

Enfes çorbalar

Bir diğer leziz çorbaysa erişteli yeşil mercimek çorbasıdır. Kalın erişteyle ve kavrulmuş bol soğanla yapılır. Yeşil mercimekle yapılan bir başka karşı konulamaz lezzetse mücendra pilavıdır. Tahmin edilebileceği gibi ne kadar soğan konursa ol kadar lezzetli olan bir pilavdır mücendra pilavı. Yeşil mercimek, kuru soğan, pirinç, su ve tuz gibi basit malzemelerle bu kadar lezzetli bir pilav yapılabilmesi şaşırtıcıdır.

Kıbrıs’ın en özel lezzeti: Şeftali kebabı

Kıbrıs kebapları ve mangalcığıyla bilinen bir ada olmasına rağmen adı en çok duyulmuş olan kebabı şeftali kebabıdır. Rivayete göre bu kebabı, sokakta kebap satan bir usta olan Ali Usta yaratmıştır. Adını soranlara da Şef Ali dermiş. Şef Ali dillerde döne döne şeftali olmuş. Aslında soğanlı, maydonozlu, karabiberli bir köfte olan şeftali kebabının farkı her bir köftenin kuzu gömleğine sarılarak kömürde pişirilmesidir. Pişerken gömleğin yağı köfteye geçer ve işte lezzet farkını yaratan da budur.

Leziz köfteler

Adı Rumca’dan gelen, 10 saat kendi suyunda pişen oğlak eti ve patatesten yapılan kleftigo, İzmir köftesini andıran, sosu kişnişli parmak kebabı, rendelenmiş patates ve dana kıymasıyla yapılan kızartma Kıbrıs köftesi ve bunlarla birlikte yenilebilecek gayet koyu ve susuz naneli, sarımsaklı cacık Kıbrıs mutfağının ilk akla gelen et yemekleri arasındadır.

Tavuklu makarna: Magarına bulli

Sözü edilmeden geçilemeyecek bir diğer yemekse magarına bulli veya bullili magarına yani tavuklu makarnadır. İtalyanca tavuk anlamına gelen “pollo” kelimesinden gelen bulli haşlandıktan sonra didiklenerek yağda kızartılır. Kalın fırın makarna pişirildikten sonra makarnanın üzerine konur ve rendelenmiş hellimle ikram edilir.

Kıbrıs’ta mantı da var

Mantı çeşitleri arasında sayılabilecek ve bir Osmanlı yemeği olan pirohu ya da piruhi hellimle veya nor peyniriyle (Kıbrıs’ta lor peynirine nor derler) yapılır ve kuru naneyle süslenerek servis edilir.
İçinde hellim, talar peyniri, kuru nane, yumurta, tereyağı, yoğurt, damla sakızı, kuru üzüm, yumurta olan susamlı ve çörek otlu pilavuna genellikle kahvaltılarda yenmesine rağmen aslında günün her saati tüketilebilen bir hamur işidir.

Reçel cenneti

Kıbrıs’ta reçellere “macun” denir ve en meşhur macunlardan biri de ceviz macunudur. Henüz kabuğu sertleşmemiş yeşil ve taze cevizden yapılan karanfil kokulu bu macun, yanında bir bardak suyla misafirliğe gittiğinizde size ikram edilir, lezzeti baş döndürücüdür.

Ekmek kadayıfı bir harika

Kıbrıs’ın ekmek kadayıfı da çok ünlüdür. İki kat kadayıf arasında nor peyniri, badem ve/veya ceviz içi, şeker ve tarçınla hazırlanan kaymağıyla çok hafif bir tatlı olan ekmek kadayıfı için Rum kesiminden Türk kesimine geçenler bile vardır.

Bu tatlılar gerçekten nefis!

Portakal çiçeğinden yapılan ve içeceklere, tatlılara konan çiçek suyu, gül suyu, limon şerbeti, yufkaya sarılarak kızartılan ve pudra şekeriyle yenen irmik kaymağı içiyle şam işi tatlısı, pekmezli un helvası supukya, pekmezli un helvası vuruda, alıç macunu, turunç macunu, patlıcan macunu, kabak macunu…

Siz en iyisi bir fırsatını bulup sadece bu lezzetleri tatmak için Kıbrıs’a bir uğrayın çünkü yazmakla tükenmeyecek kadar çeşitle Kıbrıs mutfağı çok zengindir.

Burada saydıklarımızın Kıbrıs yemeklerinin sadece küçük bir kısmı olduğundan, dev bir mutfağın sadece kapısını araladığımızdan emin olabilirsiniz.

Devamını Okuyun
Siemens Home Türkiye

Siemens Home Türkiye 169 yıllık bilgi birikimi ve deneyimi ile heyecan verici olasılıkların dünyasını sunan, konutlara prestij kazandıran ankastrenin öncü markası Siemens Ev Aletleri, ürünlerinde ilerici kullanım özellikleri,modern tasarım, ileri teknoloji ve yenilikçilik ile işlevsellikleri ve zengin ürün çeşitliliği ile heyecan verici olasılıklarının dünyasını tüketicilerinin beğenisine sunmaya devam ediyor.

Yorumlar

Yorum Yaz
* Zorunlu Alanlar

0 Yorum

Scroll to top